Birçok kişi, Husqvarna'nın motosiklet tarihini, şirketin 1960, 70 ve 80 yılları arasındaki motokros yarışlarındaki dünya şampiyonluğu ünvanı ile özdeşleştirmektedir. Ancak, Husqvarna'nın motosiklet tarihi bundan çok daha eskilere uzanmaktadır. Diğer motosiklet üreticileri gibi, Husqvarna da önce bisiklet üretimi ile başladı.
Zarif bir yan sepeti ve 4,5 hp motoru ile 1915 yılına ait bir Husqvarna.
Diğer motosiklet üreticileri gibi, Husqvarna da önce bisiklet üretimi ile başladı. Bisiklet üretimi 1800 lerin sonunda başladı ve 1903 yılında Husqvarna ilk motosikletini üretti. Bu dönemdeki üretim aslında, FN, Moto-Réve ve NSU gibi üreticilerin motorlarını Husqvarna marka şasiye yerleştirmekten ibaretti. Bu ilk makinelere, aynı zamanda 250 ve 500 cc büyüklüğün deki Sturmey-Archer ve JAP marka motorlar da monte edilebilmekteydi.
Husqvarna'nın kendi motoruyla bünyesinde ürettiği ilk motosikleti.
1920 yılında Husqvarna kendi motor fabrikasını açtı ve ilk üretilen motor, Harley-Davidsson ve Indian motorlarını anımsatan 550 cc lik dört devirli 50 derece yatay valfli V-twin idi. Husqvarna'nın da diğer önde gelen motosiklet üreticileri gibi 1000 cc lik sınıfa kadar olan yarış motosikletlerini de üretmeye başlaması uzun bir süre almadı.
Gunnar Kalén 1934 yılı Isle of Man yarışı başlangıcında.O dönemde Klevaliden yokuşuna tırmanmak görülmeye değer ve çok popülerdi.
1920'li yılların sonu ve 1930'lu yılların başlarında Husqvarna hem İsveç'te hem de Arupanın diğer bölgelerinde, BMW, DKW, Exelcior, FN, Harley-Davidsson, Indian, Norton ve Velocette gibi diğer tanınmış üreticilerle büyük bir çekişme içinde karşılaştığı birçok yarışmada sayısız başarılı sonuçlar elde etti. Husqvarna hem uluslararası altı gün yarışları hem de uluslararası Grand Prix ve TT gibi genel sürat yarışlarında da başarılar elde etti.
1929 yılında 700 cc lik yan sepetli ilk Mannerstad motorlarından biri ile altı günlük yarışa hazırlık- Yan sepette, oturan Folke Mannerstedt.
Bu başarıların nedenlerinden birisi de, Folke Mannerstedt'in, hem motorun kendisinde hem de motosikletin diğer parçalarında, eşsiz güç ve ağırlık ilişkisi sağlayan hafif alaşımları kullanan ilk tasarımcı olmasıdır.
Büyük motosiklet pazarının kısmen daralması nedeniyle, Husqvarna 1930'lu yılların ortalarından itibaren yarışlardan kademeli olarak geri çekilir.1936 yılında büyük hacimde motor üretimi sona erer. Motor hacmi her ne kadar değiştirilmiş olsa bile, ileride geri dönüş olacaktı. Motor üreticisi Albin, Monark ile birlikte tasarlamış olduğu askeri motorlar için tek silindirli 500 cc büyüklüğündeki Husqvarna motorunu esas olarak aldı.
1935 yılında Husqvarna ilk, iki devirli motosikletini üretti. Normal bir bisiklet pedalı ve 98 cc lilk motor ile donatılmış olan bu hafif ağırlıkta ki motosikleti kullanmak için ehliyet gerekmiyordu. Motosiklet kısa zamanda popüler oldu. İkinci Dünya Savaşı öncesi İsveçte üretilen binlerce makine onlar adına büyük bir başarı demekti.
Mannersted'den sonraki tasarımcı Calle Heimdahl ve fabrikanın işçi başı Birger Johansson ilk Svartkvarna motosiklet ile birlikte görülüyorlar. “Svartkvarna” 120 cc lik, siyaha boyanmış ilk hafif motosikletlere takılan lakaptır.
1946 yılında efsanevi “Svartkvarna” tanıtıldı. Bu, hemen savaş sonrası dönemde otomobile alternatif olan, hafif, güvenilir ve yıpranmaya dayanıklı motosiklet durumuna geldi “Svartkvarna” İsveç yasalarına göre “hafif motosiklet” sınıfına dahil olabilmesi için 75 kg'dan ağır olmayacak biçimde üretildi. Husqvarna bir kez daha hafif, güçlü ve güvenilir dizayn konusundaki deneyimlerinden yararlanıyordu.
1958 - Gümüş Ok (Silverpilen) Azami sürat 100 km/s gibi inanılmaz bir düzeyde.
1957 yılı Husqvarna'nın motor ve motosiklet tarihinde yeni bir kilometre taşı oldu. Bu tarihte, 75 kg'ın altındaki ağırlığı ve 175 cc lik gücüyle, sportif ve tamamıyla yeni olan Silverpilen tanıtıldı. Bundan yaklaşık bir yıl sonra Husqvarna 200 cc lik Guldpilen'i tanıttı. Buna rağmen İsveç makamları, Guldpilen İsveç yolları için çok süratli olduğu gerekçesiyle Husqvarna'nın 175 cc lik motorla yetinmesini rica ettiler .Hem Silverpilen hem de Guldpilen motokros motosikletlerinin geliştirilmesin de bir temel oluşturmuşlardır. Husqvarna'nın motokros alanında hem Avrupa hem de Dünya şampiyonaların da uzun ve başarılarla dolu olan altın dönemi böylece başlamış oldu.
Bill Nilsson ve Rolf Tibblin.
Şampiyonlulkarımız:
- Rolf Tibblin, Avrupa Şampiyonu, 250 cc sınıfı.
- Bill Nilsson, Dünya Şampiyonu, 500 cc sınıfı.
- Rolf Tibblin, Dünya Şampiyonu, 500 cc sınıfı, Torsten Hallman, Dünya Şampiyonu, 250 cc sınıfı.
- Torsten Hallman, Dünya Şampiyonu, 250 cc sınıfı.
- Bengt Åberg, Dünya Şampiyonu, 500 cc sınıfı.
- Heikki Mikkola, Dünya Şampiyonu, 500 cc sınıfı.
- Heikki Mikkola, Dünya Şampiyonu, 250 cc sınıfı.
- Håkan Carlqvist, Dünya Şampiyonu, 250 cc class.1969 yılından itibaren, Husqvarna'nın 360 ve 400 cc lik iki devirli motorları, 500 cc lik dört devirli motorların egemenliğini kırdı.
1981 model 430 Motokros motosikleti
Husqvarna'nın motokros ve enduro bisikletleri, pist, enduro ve çöl yarışlarına katılan birçok Amerikalı sürücü açısından yüksek güç ve hafifliğin yanı sıra güvenilirlik ve performansı nedeniyle, tercih edilir hale geldi ve bu da ABD'ye yönelik büyük bir ihracat başarısı sağladı. Böylece, modern arazi motosikleti olarak Husqvarna, ABD'de bir efsane durumuna geldi.
Enduro sınıfı Avrupa şampiyonu ve 1987 yılı Kasım yarışması birincisi olan Sven-Erik Jönsson en son üretilen motosikleti fabrikadan çıkartıyor.
Husqvarna'nın İsveç'teki motosiklet üretimi, İtalyan Cagiva şirketinin Husqvarna motosikletlerinin üretimini devraldığı 1986-87 yıllarına kadar devam etti. Böylece, 84 yıllık motosiklet üretim dönemi sona ermiş oldu.BMW'nin MV Augusta dan (Cagiva'nın sahibi) Cagiva'yı 2007 yılında satın almasından sonra Husqvarna, BMW ile motorsikletlerde Husqvarna markasının devamı konusunda bir lisans antlaşması imzaladı.
Efsanevi yarış yıldızları Gunnar Kalén ve Ragnar Sundqvist, fabrikada geliştirilmiş olan bütün motosikletlerin deneme sürüşlerini yapmakla görevli sürücülerdi. Bu dönemde, Husqvarna civarındaki yollarda heyecanlı birçok yarış gerçekleştiriliyordu.Gunnar Kalén 1934 de Isle of Man de yapılan büyük TT yarışına katılmak için yola çıkmadan hemen önce Jönköpings-Posten muhabiri ile yaptığı röpörtajında, Gränna yolundaki deneme sürüşün sırasında, Lyckås Allé virajında 175 km/s sürat yapmayı denemek istediklerini anlatıyordu.